Muhafızlık Konağı’ndan Eğitim Merkezi’ne

Suriçi Konakları – 22 İstanbul’un tarihi yarımadası Fatih’in mahalle ve sokaklarının isimleri muhitin hikayesinden esinlenilerek verilirdi. Hırka-i Şerif Mahallesi de Hırka-i Şerif Camii’nden adını almaktadır. Bu mahalle sınırlarında hala ayakta olan bir konak var. Geçirdiği yangınlar ve deprem sonucu konak bir dönem kullanılamaz hale gelmiştir. Günümüzde camii müştemilatı içinde yer alan  Hırka-i Şerif Muhafızlık Konağı, Tanzimat Devrine has kagir konakların günümüze ulaşabilen nadir örneklerindendir. 

Hırka-i Şerif Muhafız Konağı Neden İnşa Edildi?

Hırka-i Şerif’in, ilk defa bilinen bir mekanda ziyaret ettirilmesine 1780 tarihinde başlanıldı. Zamanın Müslümanlar ve gayrimüslimler tarafından da çok sevilen Hükümdarı I. Abdülhamit, günümüzde camii avlusunda bulunan ve tek odadan müteşekkil olan yapıyı inşa ettirerek, burasını Hırka-i Şerif’in muhafaza ve ziyaretine tahsis eyledi. Ziyaretler zamanla yoğunlaşınca başla bir ziyaretgâh 1811 yılında dönemin padişahı Sultan 2. Mahmud tarafından yeniden inşa ettirilerek, etrafındaki bina ve arsalar istimlak edilmek suretiyle etrafı genişletilmiş ve böylece ziyaretlerdeki izdiham da bertaraf edildi. 

I. Abdülhamit 1780 yılında günümüzde caminin kuzeyinde kalan ve avlu sınırı yakınında bulunan küçük hücreyi inşa ettirtirdi. Hırka-i Şerif Dairesi veya Eski Hırka-i Şerif Odası olarak anılan bu hücre II. Mahmut tarafından 1812 yenilenmiş olup, Hırka-i Şerif Caminin tamamlanmasına kadar kullanıldı. 1851 yılında Sultan Abdulmecid tarafından Hz. Muhammed’ in Veysel Karani’ ye verdiği Hırka- i Şerifin muhafazası ve ziyareti için Hırka-i Şerif camii yaptırıldı. Camideki hırkayı muhafaza eden bir bölük jandarma için cami etrafındaki yapılar kamulaştırılarak kışla oluşturuldu ve kışla içerisine de bu konak inşa edildi.

Eğitim Merkezi olarak kullanılıyor

Geçirdiği yangın ve depremlerden sonra harap olan konak 2009 yılında başlayan ve 2012 yılında biten restorasyon sonunda bugün TÜRGEV Vakfının EDEP adıyla bilinen bir eğitim merkezi olarak kullanılmaktadır. Bir dönem Yeşilay Fatih şubesi olarak da kullanılan konak aslına uygun olarak restore edilip öğrencilerin istifadesine sunulmaktadır.

Meraklısına ; ,Veysel Karani, Hz.Muhammed’i ziyaret etmek maksadıyla Yemen’den Medine’ye gelip görememiş ancak kendisine beslediği muhabbet vesilesiyle Hz.Muhammed’in  hırkasının vefatından sonra O’na ulaştırılmasını vasiyet ettiği Yemenli bir çobandır. Veysel Karanî hayatta iken peygamberi göremediği için sahabe olamamış ancak muhabbetine mazhar olmuştur. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kendisine hediye ettiği hırkayı hayatı boyunca itina ile muhafaza etmiş, hiç evlenmediği için de vefatından sonra Hırka-i Şerif, kardeşi Şehabettin Sühreverdi El-Üveysi’ye intikal etmiştir. İşte Veysel Karanî Hazretlerinin soyu, bu zatın evlatlarından çoğalmıştır. Mübarek Hırka-i Şerif de, yine bu sülale vasıtasıyla, bugün muhafaza edildiği makama kadar getirilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir