İçeriğe geç

Kitap Yazdıran Konak

Last updated on 10 Ocak 2019

Suriçi Konakları – 15

Şehzadebaşı bölgesi Osmanlı döneminin en hareketli bölgelerinden biridir. Devlet adamlarının her birinin bu bölgede ya da buraya yakın muhitlerde bir kışlık konakları olduğu tarihten yapılan alıntılarda çok sık karşımıza çıkıyor. Konaklar dönem özellikleri itibariyle ahşaptan yapıldıkları için olsa gerek büyük yangınlarda harab oluyorlardı. Bu konaklardan bir tanesi de vaktiyle ortadan kaybolmuşsa da yeniden aynı yerinde inşa edilerek ayağa kaldırıldı. Bu konak orjinal haliyle günümüze ulaşamamış olsa da edebiyat eseri olarak hala ayakta olan bir konaktır; İbrahim Efendi Konağı.

 IMG-20171123-WA0030

Kitap meraklıları, edebiyat severler bu kitabı elbette bilirler. 100 temel eser listesine giren bu kitap Samiha Ayverdi Hanımefendi’nin edebiyatımıza kazandırdığı bir eserdir. Eser hakkında Samiha Ayverdi kendi üslubuyla şöyle der;

Bu Kitapta Bir Dram Var

“Bu kitap ne bir hikâyedir ne masal ne de roman… Zamanı, me­kânı, vakaları, şahısları, isimleri hatta vakalarının seyri, sırası ve detaylarının yüzde doksanı ile otantik ve yaşanmış bir devrin, gerçek ve yaşanmış bir hayat tablosudur.” Samiha Ayverdi‘nin İbrahim Efendi Konağı adlı eseri hem bir ailenin hem de bir dev­letin dramıdır. Eserdeki hikaye, görkemli bir konakla birlikte muhteşem bir devletin yıkılışıdır.

İbrahim Efendi, Gediz’in ileri gelenlerinden bir tiftik tüccarının oğludur. Uzun seneler Meclis-i Maliye reisliği yapmıştır. Ailesinden büyük bir miras kalmıştır. Çok varlıklı ve geniş bir çevresi olan İbrahim Efendi oldukça lüks bir hayat yaşamaktadır. Kışları Şehzadebaşı’ndaki konağa; yazları da Boğaz’daki muhteşem köşkünde yaşamaktadır.

Geniş bir aileyi, pek çok çalışanı barındıran konak, çevrede bilinen ve herkesin hayran olduğu bir yapıdır. Kardeşleri Hilmi Bey ve Baise Hanım’la birlikte iki kızı Şükriye ve Şevkiye Hanım’dan oluşan bir ailesi vardır. Damatları da bu evde yaşamaktadırlar. Fakat damadı Salih Bey, onun mirasına konmak için her yola başvurmaktadır. Diğer damadı Yusuf Bey ise rahat yaşayışı tercih eden Salih Bey’e göre daha iyi niyetli bir kişidir. Karısının huysuzluklarına katlanamadığı için en sonunda intihar eder. İbrahim Efendi’nin konağında debdebeli bir hayat sürüp gitmektedir. Eğlence ve düğünlerde pek çok kişinin gelip gittiği konakta canlı bir hayat vardır.

Tüm Konak Sakinleri Kandırılır

Fakat bir gün İbrahim Efendi kalp krizi geçirir ve ölür. Konağın idaresi büyük kız Şevkiye Hanım’a kalmıştır. Şevkiye Hanım işlerden anlamayan, huysuz bir kadındır. Para hırsıyla yanıp tutuşan Salih Bey, İbrahim Efendi öldüğü halde servete dokunamadığı için konağı terk eder. Konağın gelirleri azalmaya başlar. Yeni kâhya Zaim Bey, Şevkiye Hanım’ın işten anlamadığını fark ederek onu kandırmaya başlar; yönetimi eline alır. Uyanıklığı sayesinde ailenin bütün servetine el koyar. Şevkiye Hanım ve Şükriye Hanım avukatlara giderler, kalan mücevherlerini de avukatlara kaptırırlar. Beş parasız ortada kalırlar. Zaim Bey onlara, konağın çatı katında kalabileceklerini söyler. Çok sıkıntılı bir süreden sonra kayınbiraderleri Eczacı Sedat onlara yardım eder ve onlar için Fatih’te bir ev kiralar. Onların bakımlarını da üstlenir. Bir süre sonra olanlara dayanamayan Şükriye Hanım vefat eder.

Süleymaniye Bölgesi’nde geleneksel “Türk evi”nin her türlü izini taşıyacak olan İbrahim Efendi Konağı aslına uygun bir biçimde yeniden ihya edildi. Bu doğrultuda İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü Arşivi,Abdullah Biraderler ve Abdülhamit Albümleri’ne ulaşıldı.

Konağın önceki halini gösteren eski fotoğraf ve haritalardan yararlanıldı. 1880’lerde çekilen eski fotoğraflarda, “Alman Mavisi” ve “Pervititch” haritalarında, yeri tespit edilen İbrahim Efendi Konağı, 1945 yılına ait “İstanbul Ciheti Haritası”nda ortaokul olarak görünüyor. 1950 yılına ait bir fotoğrafta ise yerinde yoktur. Bütün bu bilgiler ışığında yapının, 19. yüzyılda inşa edildiği, 1945-1950 yılları arasında bir tarihte de yıkıldığı düşünülüyor. Geleneksel Türk evi tipolojileri ile Süleymaniye bölgesindeki ahşap konaklar referans alınarak restore edilen konak, yakın zamanda kültür envanterimize dâhil oldu ve İstanbul Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı binası olarak kullanılmaktadır.

Konak hakkında yazılan kitabı okuyamayanlar için radyo tiyatrosu tadında kısa bir özet;

https://youtu.be/yJdrXSc9FoI

Kaynak:

www.dunyabizim.com/gezi-mekan/15909/ibrahim-efendi-konagi-ihya-ediliyor

www.edebiyatsayfasi.com/ibrahim-efendi-konagi

2 Yorum

  1. Janan Janan

    Kitap harika, tasvirler öyle muhteşem ki google a direk konağın nerede olduğunu sordum ve tabi verdiğiniz bilgilere çok sevindim mutlaka ziyaret edeceğim. Teşekkürler 🙂

    • bilalalkan bilalalkan

      Ilginiz için teşekkür ederim. Faydalı olmasına sevindim ☺

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir