İçeriğe geç

Kişisel Gelişim ve Sağlık

Last updated on 20 Eylül 2015

KİŞİSEL GELİŞİM VE SAĞLIK

interesting-cat-accessories

Kişisel gelişim ve sağlığın tanımlarına bakmadan önce neden böyle bir başlıkla yazıya başladığımı anlatayım isteyorum. Staj okulu isimli bir organizasyon varlığını öğrenciliğimde duymuştum ve misafireten bir kaç dersine bilişimci olmadığım halde katılmıştım. O kadar memnun oldum ki katıldığım için, eğitimlerinden keyif alıp kendime değer katmıştım. Nereden bilebilirdim ki yıllar sonra Staj Okulunda organizasyon sorumlusu arkadaşlardan bir telefon alıp; “Hocam müsaitseniz sizinle bir saatimizi paylaşmak istiyoruz. Bizim için Staj Okulu’nda bir saatlik sunum yapar mısınız?” sorusuyla karşılaşacağımı.

STAJ OKULU’NU DUYANINIZ VAR MI?

Evet, belki bazı okurlarımız Staj Okulu da nedir diyecekler. Staj okulu tamı tamına 14 yıldır üniversite öğrencileri için organize edilen, istikrarlı bir şekilde de devam eden bir gönüllülük organizasyonu. Daha detaylı bilgiyi www.stajokulu.com/hakkimizda.aspx dan öğrenebilirsiniz. Ancak o kadar vaktim yok diyenler için kısaca onların anlatımıyla size aktarımda bulunayım.

Özgün ve henüz benzersiz bir yapıya sahip olan Staj Okulu’nda; üniversitelerde bilişim eğitimi almakta olan gençler, bilişim profesyonelleri ile bir araya gelip, uzmanlarından ücretsiz eğitim alıyorlar. Böylece onların vizyonlarını ve birikimlerini dinleme imkanı buluyorlar.
Geleneksel stajda her stajyer sadece bir alanda pratiği tanıma imkanı bulurken, Staj Okulu’nda tek seferde onlarca farklı alanı tanıyıp pratik yapma imkanı bulabiliyorlar. Özellikle bir dikey uzmanlık alanını kendisine henüz “mesleki gelişim hedefi” olarak belirleyememiş olan öğrenciler için Staj Okulu eşi bulunmaz bir platformdur. Zira bir alana odaklanmak, eğitimin ve mesleki gelişimin, dolayısıyla başarının en önemli ihtiyacıdır! Program sonrasında bazı stajyerler, burada ders aldıkları “ustaları”nın projelerine de dahil edilerek mesleki gelişimlerine daha yolun başındayken iş deneyimleri ekleme fırsatı da bulabiliyorlar. Bu sayede mezuniyetleri sonunda doğrudan bu iş yerlerinde çalışma imkanı da yakalayabiliyorlar.

SAĞLIK, KİŞİSEL GELİŞİMİN NERESİNDE

Dünya sağlık örgütü (WHO) ‘nün tanımına göre sağlık;”sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali”dir. Sosyallik kavramı işte burada önem kazanıyor çünkü kişisel gelişimin de genel kabul görmüş tanımına baktığınızda şunu görürsünüz: Kişisel gelişim önce insanın kendisini tanımasıdır. Sosyal, fiziksel ve zihinsel olarak kendinizi keşfetmekle başlar kişisel gelişim. Kişisel gelişim; içimizdeki olumsuz düşünce, yargı ve inanç kalıplarını değiştirerek olumlamaktır.”

Hatta öyledir ki, bizler farkında olmadan kendimizi hep eksik hatalı kusurlu görürüz. Evet, mütevazilik bizim geleneksel kültürümüzde var olan ve tasvip edilen bir tavır, bir ahlak, Ancak bu kendimizi küçük ya da değersiz görmek anlamına gelmemelidir. Yüzde 51 Zararsızlık isimli kitabında Bartholomew şöyle der; ““İyi” olmak zorunda değilsiniz , sadece “kötü” olduğunuza inanmaktan vazgeçin.” Yazar, insanın kim olduğunu tümüyle bilmesini önleyen tek şeyin, insanın kim olduğu hakkında inancının dokumuş olduğu ağdır der. Buradan hareketle aslında kendimizi ne kadar tanıdığımıza bakmalıyız.”

ORGANLARINIZLA KONUŞMAYI DENEDİNİZ Mİ?

Esasında şu bir gerçek ki bizler nasıl sabah olunca güneşin illa doğacağına şüphesiz dolu dolu inanıyoruz ve hiç acaba yarın sabah doğmaz mı diye düşünmeyip güneşin varlığının öneminden bahsetmiyoruz. Oysa bir yaz sabahı güneş bulutların ardında kalsa ve ortalık sonbahar sabahını anımsatsa sorgulamaya başlıyoruz. “Neden bugün böyle acaba?” diye. Temelde sahip olduğumuz bütün fiziksel donanımlarımız da aslında böyle.

Her sabah uyandığımızda eliniz olduğu için elinizle konuştunuz mu? Veya gözlerinize bakıp aynada iyi ki varsın gözlerim senin varlığına minnettarım dedik mi? Yahut kalbiniz teklemeden çalıştığı için, karaciğeriniz ve akciğeriniz yaşamsal fonksiyonunu sürdürdüğü için teşekkür ettiniz mi? Ve esas ilgi ve çalışma alanım olan dişlerimize gelirsek. Hiç dişlerinizle konuştunuz mu? Onları sevdiğinizi önemsediğinizi söylediniz mi ? Tavsiye ederim lütfen deneyin dişlerinizle, organlarınızla tek tek konuşun. Onların varlığıyla bütünlüğümüzü sağlayabildiğimiz için teşekkür edelim derim. Sadece bu yeter mi yetmez elbette. Bunu yapmak bireysel bakım sorumluluğumuzu üzerimizden almıyor. Fiziksel müdahalelerle dişlerimizin hijyenine özen göstermemiz ve 6 ayda bir mutlaka diş hekimi kontrolünden geçmemiz çok önemli.

Öyleyse daha geç olmadan lütfen etrafımızda olanlara duyarlı olduğumuz ve tepki verdiğimiz kadar kendi varlığımızla ve bedenimizle de ilgilenelim…!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir