Hazır Cevap Paşa’nın Konağı

KEÇECIZADE FUAT PAŞA KONAĞI
Suriçi Konakları – 5

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa 1814 yılında İstanbul’da doğmuştur. Tanzimat döneminin önde gelen üç siyasi liderinden biridir. Sultan Abdülaziz saltanatında iki kez sadrazam ve toplam on yıla yakın Hariciye Nazırlığı yapmıştır. Siyasi başarılarının yanı sıra keskin zekası ve nükteleriyle ün kazanmıştır. Tanınmış şair ve alim Keçecizade İzzet Molla’nın oğlu, Rumeli Kazaskeri Mehmet Salih Efendi’nin torunudur. Annesi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın torunlarındandır.

Fransızca eğitim verilen Tıbbiye Mektebi’nde okudu. Babıali Tercüme Kalemi’ne girdi. 1843’te Portekiz, daha sonra Bükreş’de Romanya ve St Petersburg Rusya elçiliklerinde bulundu. 1852’de Mısır idaresinin reformuyla ilgili müzakereler için Kahire’ye gönderildi. Kırım Savaşı’nın en kritik dönemlerinde Hariciye Nazırlığı yaptı. Paris Barış Antlaşması müzakerelerinde bulundu. 1854’ten itibaren tanzimat reformlarını planlamakla görevlendirilen Meclis-i Ali-i Tanzimat üyeliğinde ve birkaç kez başkanlığında bulundu. Fransa’ya yakın politikasından dolayı İngiltere’nin baskısıyla 1856’da Dışişleri Bakanlığın’dan uzaklaştırıldı ise de 1858’de yeniden bu göreve geldi.

20170907_163632

55 Sene Yaşadı Bir Konağı Bile Kalmadı

Fuat Paşa’nın Şehzade Camii karşısında muhteşem bir konağı vardı. Bu yapı 11 Aralık 1864 gecesi yanmış ve Paşa, Sadrazam Yusuf Kamil Paşa’nın Sirkeci Demirkapı’daki konağına taşınmıştı. Bir süre sonra bu konak da yandı. Bu felaket üzerine Padişah Abdülaziz Beyazıt’ta kâgir bir bina yaptırarak paşanın kullanımına tahsis etti. Paşanın son zamanlarında Beyazıt’ta inşa edilen (1284 sonları/1868) ve kendisinin hiç oturmadığı Fuad Paşa Konağı adıyla ün yapmış olan konak önce Maliye Dairesi, ardından da Askerî Tıbbiye olarak kullanıldı. Halen İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bu binada bulunmaktadır. Ancak bu konak 1867’de Maliye tarafından müsadere edildi.

20170907_163552

İbnülemin, yangın ve müsadere olaylarından bahsederken Fuat Paşa için “Dünyada ellibeş sene temekkün ettiyse de mekân sahibi olamadı” demektedir.

Başka bir kaynağa göre ise Paşa’nın Küçük Çamlıca’da yazlık bir köşkü olduğu, 1852 tarihinde oğlunun ölümü dolayısıyla buradan ayrılıp Bebek’teki Hekimbaşı Yalısı’na taşınması üzerine bunun boş kaldığını bildirmektedir. Paşa’nın ölümünden sonra varislerine intikal eden köşk bugün mevcut değildir.

Keskin Zekası ve Hazır Cevaplılığı

Sultan Abdülaziz Londra’da Kraliçe Viktorya ile görüşürken, kraliçe kulağındaki pırlanta küpeleri Fuat Paşa’ya göstermiş:
“Bunu bana Haşmetmeabların ağabeyi Sultan Abdülmecit hediye etmişti, broştu, bir süre göğsüme taktım, sonra kuyumcuya verip küpe yaptırdım, acaba kendileri bana gücenirler mi?” diye sormuştur.
Fuat Paşa fırsatı kaçırmamış:
“Bilakis efendim, Türkiye’den gelen şeylere daima kulak verdiğiniz için memnun olurlar!”

Bu keskin zekası ve hazır cevaplılığı 3. Napolyon’u Fuat Paşa hakkında şu sözü söylemeye mecbur bırakmıştır: “Hiçbir mevzu yoktur ki, onu Fuat Paşa kadar zarif ve veciz anlatabilen bir diplomat dünyanın başka bir yerinde bulunsun.”

Kaynak:

www.tas-istanbul.com/portfolio-view/beyazit-kececizade-fuat-pasa-konagi/

tr.wikipedia.org/wiki/Keçecizade_Mehmet_Emin_Fuat_Paşa_Konağı

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=d130205

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir